İstatistiksel İletişim Topluluğu'nun Bilgi Paylaşım ve Üretim Ortamı

Posts tagged ‘mustafa yavuz ata’

Ölçümöteyi* Arayan Adam: Prof. Dr. Necati İşçil

AdsızGazi Üniversitesi İstatistik Bölümünün koridorlarında yıllardır birinin hayaleti dolanıyor. Dersliklerde, akademisyenlerin odalarında, koridorlarda hep aynı adam, onu gördüğümü söylüyorum, arkadaşlarım inanmıyorlar bana. Tam onlara gösterecekken kayboluyor. Hep bir şeyler anlatmak istiyor gibi. Yolda nereye gideceğini bilemeden avare düşünürken yolu gösteriyor. Derste tahtada hocaların kulaklarına bir şeyler fısıldıyor. Bir gün, kütüphanede bir kitap ararken, kütüphanenin alt katlarında kalmış, unutulmuş bir kitaplıkta bir kitap gülümsedi bana “Ticaret Aritmetiği ve Mali Cebir”. Açtım sayfalarını karıştırdım. Kitabın yeşil kapağı üzerinde Prof. Dr. Necati İşçil yazıyor. Kim bu Necati İşçil? İnternetten arayıp fotoğrafına ulaştığımda şaşkınlığımdan küçük dilimi yutacaktım. Bu oydu yıllardır gördüğüm o adam, fotoğrafta öylece karşımda duruyordu…

Sonradan Gazi Üniversitesi İstatistik Bölümünün kurucusu olduğunu öğrendiğim Prof. Dr. Necati İşçil’i yakın çalışma arkadaşlarından dinleme fırsatım oldu. Prof. Dr. Necati İşçil’in asistanlığını yapan Prof. Dr. Özkan Ünver, Prof. Dr. Alptekin Esin ve Doç. Dr. Mustafa Y. Ata’dan hocanın hayatı hakkında ayrıntılı bilgi sahibi oldum. İşte o konuşmalardan arta kalanları da sizlerle paylaşıyorum.

Akademisyenliğe ilk adım

Prof. Dr. Necati İşçil, İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nde okuduktan sonra bir dönem İtalya’da bulunuyor. O dönemde kalite yönetimiyle adından oldukça söz ettiren bilim insanı William Edwards Deming ile bir süre çalışıyor. İkinci dünya savaşının patlak vermesi üzerine Türkiye’ye dönüyor. Devlet İstatistik Enstitüsünün kuruluşunda yer alıyor, bir dönem DİE Başkanlığı görevini yürütüyor. 1945 yerel seçimlerinde Burdur Belediye başkanlığı için aday oluyor. 1945 -1947 yılları arasında Burdur Belediye Başkanlığı görevini yürütüyor. Ardından 1956 yılında Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi bünyesindeki “İstatistik ve Tatbiki Matematik Kürsüsü”de akademisyenlik hayatına başlıyor. “İstatistik ve Tatbiki Matematik Kürsüsü” 1978 yılında “İstatistik ve Temel Bilimler Fakültesi”ne dönüştürülüyor. Hoca bu süreçte akademisyenliğe devam ediyor. Ta ki Gazi Üniversitesi kurulana kadar…

Alptekin Esin o yılları şöyle anlatıyor: Necati Hoca, Türkiye İstatistik Enstitüsünün kuruluşunda yer almıştır. O dönemde örnekleme alanında en yetkin kişilerden biriydi, hatta tekti diyebilirim. Akademiye başlamadan önce DİE (Devlet İstatistik Enstitüsü)’de çalışmasının yanı sıra, bir dönem İtalya’da bulunmuş ve o süreçte kalite yönetimiyle adından oldukça söz ettiren bilim insanı William Edwards Deming ile birlikte çalışmıştır.

İlk defa 1962 yılında DİE’de bir sertifika eğitimi sırasında tanıştım Necati İşçil hocayla. Daha sonra 1968 yılında akademide A.İ.T.İ.A. (Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi) asistanlığa başlamamla birlikte daha yakından tanıma fırsatı buldum.Necati İşçil Hoca, A.İ.T.İ.A., İstatistik Enstitüsü’nün ilk kurucusudur. Benim tanıştığım dönemde de bölüm başkanlığı görevini yürütüyordu. O dönemde asistan arkadaşım Özkan Ünver’le birlikte, Necati İşçil hocayla aynı odada çalışırdık. Necati Hocam bizi devamlı çalışmaya yönlendirir, bilemediklerimizi, anlayamadıklarımızı büyük bir sabırla anlatmaya çalışırdı…

Akademide Temel İstatistik ve Örnekleme Dersleri

Prof. Dr. Necati İşçil akademisyenlik hayatına adım attıktan sonra canla başla öğrencilerine istatistiği öğretmek için uğraştı. Asistanlarına her gün iki, üç saat ayırarak onların iyi yetişmelerine yardımcı oluyordu.

Alptekin Esin: Akademide Örnekleme ve İstatistik derslerini anlatırdı. Ben bugüne dek o kadar güzel ders anlatan, o kadar güzel tahtayı kullanan, öğrencileri derse bağlayan bir hoca daha görmedim. Kendime hep onu örnek aldım. Sınavları tek tek kendisi okurdu. Asistanı olarak Özkan ile ben sadece sınav notlarını çizelgeye geçirirdik. Birde uygulama derslerine Özkan ile birlikte katılırdık. Otoriter bir insandı. Herkesi etkileyen bir saygınlığı vardı. Fakat öyle yapay bir saygınlık değil, gerçekten saygı duyardık ona.

Mustafa Y. Ata: ODTÜ’de Yalçın TUNCER, Zeki AVRALIOĞLU gibi değerli hocalardan lisans eğitimi aldım. Daha sonra askerden döndükten sonra A.İ.T.İ.A., tatbiki matematik kürsüsüne yüksek lisans için başvuruda bulundum. O dönemde çalışıyordum fakat dinlemekten zevk duyduğum istatistikten ayrı kalmamak için yüksek lisansa başvurmuştum. Bu vasıtayla Necati İŞÇİL hocayı ilk defa enstitüde gördüm. İlk dersine girdikten sonra istatistik yolculuğumda yeni bir pencere açılmıştı.

Necati Hoca’nın ilk dersi temel istatistik dersiydi fakat çok farklıydı herkesten. Ortalamayı bile üç saat anlatırdı. Önceden izlediğim derslerde beş dakikada es geçilen noktalar Necati Hocanın ışığıyla aydınlanıyordu. Derste tahtayı kullanımı, felsefesi, anlatımı muhteşemdi. Daha sonra asistanlığa başladıktan sonra Necati Hocadan diz dize eğitim aldım diyebilirim. Her gün öğleden sonra iki – üç saat beni çalıştırır, anlamadığım yerleri sabırla cevaplandırırdı. Sözcükler üzerine düşünmeyi ilk olarak o bana öğretti. Çok iyi Osmanlıca bilirdi. İngilizce ve eski Türkçe bilgisiyle istatistik kavramlarını inceler üzerine felsefe yapardı.

Özkan Ünver: O zamanlar pek çok öğrenci dersinden kalmasına rağmen sınav kâğıtlarına hiç itiraz olmazdı. Çünkü hoca kâğıtları büyük titizlikle iki, üç kez okur, tek tek incelerdi. Adalet onun için çok önemliydi, her zaman adil olmaya çalışırdı. Bizde asistanları olarak onun bu erdemli davranışlarını kendimize örnek aldık.

Tesadüfî Değişken Üzerine

Necati İşçil Hoca asistanlarının en iyi şekilde yetişmesi için oldukça çaba gösterir ve tüm soruları bildiği kadarıyla, sabırla cevaplandırmaya çalışırmış. Günlerden bir gün konu “tesadüfî değişken” kavramına gelmiş.

Mustafa Y. Ata: Bir gün “tesadüfî değişken” kavramı üzerine konuşurken “Hocam, ben hayatta tesadüflere inanmıyorum” demiştim. Hiçbir şey demeden uzun uzun dalmıştı. Hiçbir şey demedi ama ben muhtemelen benim gibi düşündüğünü, fakat bir bilim insanı olarak bu konu üzerine konuşmak istemediğini anladım. Sonradan bilim felsefesi üzerine okumalarım sırasında, bu konu üzerine daha fazla düşünmeye ve kanaat oluşturmaya, hocamın o derin susuşuna hak vermeye başladım.

“Oğlum biz anlayabildiğimiz kadarını aktardık.”

O dönemde çok iyi istatistik bilgisine sahip Prof. Dr. Necati İşçil meraklı istatistik bölümü asistanları ve öğrencilerinin sorularını yanıtlarken “Bilmiyorum” demekten çekinmezmiş. M. Yavuz Ata onu “Sadece anladıklarını anlatan” adam olarak tanımlıyor.

Mustafa Y. Ata: Bir gün bana bir soru yöneltti “Varyansın birimi var mıdır?”. Bu soru üzerine afallamıştım. Kem küm “evet” cevabını verdim. Daha sonra gülümseyerek varyansın birimi olmadığını ve nedenlerini sabırla anlatmıştır bana. Hemen hemen bilimsel her konuda tartışırdık. Birçoğunda doyurucu cevaplar alırdım ondan. Her zaman, gerçekten anladığı şeyleri anlatırdı. Anlayamadığı noktalarda bilmediğini söylerdi. Bir gün sorduğum bir soruya cevap verememesi üzerine “Oğlum biz anlayabildiğimiz kadarını aktardık.” demişti. O dönemde Türkiye koşullarında son derece iyi istatistik bilgisine sahip ve öğrencilerine bu bilgileri sonuna kadar aktarmaya çalışan çalışkan bir insandı.

Nevi Şahsına Münhasır Kişilik, İlkeli Bir Yönetici

Prof. Dr. Necati İşçil bölüm başkanlığı sırasında kuralcı ve adaletli yönetimiyle hatırlanıyor. Karakterinden ve davranışlarından kaynaklı bir saygınlıktan söz ediyor tanıyanlar. Herkesin ortak görüşü Necati Hoca “akil bir insandı” yönünde.

Alptekin Esin: Necati Hocayı kelimelerle tarif etmek çok zor, her yönüyle adam gibi adamdı. Disiplinli, ilkeli, çalışkan, verdiği sözü tutan bir insandı. Ben ve benim gibi pek çok insanın yaşamını etkilemiştir. Kişisel olarak beni ve çevresindekileri etkileyen en önemli özelliği; kesinlikle hak yemezdi. Liyakate çok önem verirdi. Bu özelliği, akademide üst düzey makamlarda yer almasa bile önemli konularda “danışılan insan” özelliğini katmıştır. Bir dönem ABD’den burs kazanmıştım. Kendisine bu durumu anlatıp ABD’ye gideceğimi söylediğimde, bana karşı çıkıp, benden daha önce asistan olan Özkan Ünver’in bursla ABD’ye gitmesi gerektiğini, eğer buna rağmen gideceksem önce akademiden istifa edip gitmemi söylemişti. Başka bir olay daha geldi aklıma. Doçentlik sınavı için Bursa’da bulunuyoruz. Benimle birlikte Erkan Öngel arkadaşımda Doçent olacak. Sınav yapılacak binaya gittiğimizde Erkan’ın doçentlik jurisi hazırdı fakat benim sınavımı yapacak juriden bir kişi geç kalmıştı. Normalde Erkan’ın sınavını hemen yapabileceklerken, O Erkan’ın jurisini bekleterek Erkan’dan daha kıdemli olduğum için önce benim sınavım bittikten sonra onun sınavını başlatmıştı. Bu konularda öylesine hassas bir insandı rahmetli. Kıdeme ve usule çok dikkat ederdi. Hiç hak yemezdi, bölümdeki, akademide ki herkese eşit davranırdı. Hiçbir zaman arkadan konuşmaz hataları bir bir insanların yüzüne söylerdi.

Mustafa Y. Ata: Aydın bir insandı, ilkeliydi, kuralcıydı. Herkes onun yönetiminde ne olacağını iyi bilirdi. Örneğin o dönemde her yıl bir asistan yurtdışına giderdi. Orada kıdemlilere öncelik tanırdı, kıdem sırasına göre her yıl bölümden bir kişiyi yurtdışına göndermiştir. Verdiği işlerin layıkıyla yapılmasını isterdi. Bende Necati Hoca’nın asistanlığını yaptığım dönemlerde hiçbir işi aksatmamaya çalışırdım. Bazen gece yarılarına kadar akademide kaldığım olurdu. Yine çok çalıştığım bir günün sabahında yanıma geldi. Sözüne uymayacağımı bildiği halde “Mustafa, yapılacak işlerden birini bozda rahat edesin” dedi.

Çok güvenilir bir insandı. Öyle ki akademiler arası kurul, doçentlik jurilerinin belirlenmesi işini ona verirdi. O dönemde bende jurilerin belirlenmesi için hocaya yardım etmiştim. Belirlediğimiz jurilere hiç itiraz gelmedi. Hep adaletli davranırdı. Yaptığımız bu çalışma sonrası, akademiler arası kurulun yemeğine hoca beni de çağırdı. Şaşırdım, çünkü o dönem kurulda Türkiye’nin en önemli bilim insanları yer alıyordu. Korkuyla hazırlanarak hocayla birlikte yemeğe gittim. Utana sıkıla masanın bir köşesine sığınmaya çalışırken. Necati Hoca kolumdan tutarak yanına oturttu ve ayağa kalkarak beni kurula tanıttı. Bu benim için akademik hayatımda yaşadığım onurların en büyüğüdür.

Özkan Ünver: Necati İşçil, anlatması zor, ilginç bir insandı. Fakat hayatı boyunca hiç vazgeçmediği üç temel esası vardır ki, onlar “adalet, objektif olmak, kararlılık” bu üç özelliğinden ölene dek vazgeçmedi. Dürüst, güvenilir bir insandı.

Her sabah saat sekiz’de akademiye gelir akşam beş’e kadar çalışırdı. O dönemde asistanlar az maaş alıyordu. O sebeple ek iş yapar, bölüme bazen uğrarlardı. Biz hocanın asistanları olarak her sabah dokuz’da bölümde olurduk. Dokuz’u bir dakika dahi geçse hoca çok kızardı. O konularda çok titizdi. Tatlı sert bir mizacı vardı. Herkes ona duyduğu saygıdan dolayı çekinirdi. Fakat bunun yanı sıra insani yönleri çok gelişmişti.

Mesai Saatleri

Prof. Dr. Necati İşçil bölüm başkanlığı sırasında mesai saatlerine verdiği önemle hatırlanıyor.

Mustafa Y. Ata: Asistanlığını yaptığım süreçte kesinlikle çantasını taşıtmaz, paltosunu tutturmazdı. Çok mütevazı bir insandır. Necati İşçil her zaman benim için örnek bir insan olmuştur. O gittikten sonra profesör olmak için şevkimi arttıracak başka biri çıkmadı. O dönemde mesai saatlerine çok önem verirdi. Ben gece yarısına kadar çalıştığım için geç gelirdim. Bana bir şey demezdi ama bölümde diğer arkadaşlarımı mesai saatlerine uymaları konusunda uyarırdı. Yine geç geldiğim günlerin birinde asansörle yukarı çıkarken Necati Hocanın sesi binada yankılanıyordu. Asansörün kapısı açıldığında tüm bölüm asistanları tek sıra halinde dizilmiş vaziyette mesai saatlerine uymadıkları için fırça yiyorlardı. Hoca benimde içlerinde olduğumu düşünmüş olacak ki beni asansörden inerken görünce lafını bitirip odasına girdi. Herkes o dönemde çok katı olarak bilirdi hocayı, fakat o kadar katı bir insan değildi. Sadece verilen işlerin hakkıyla yapılmasını isterdi.

Bilimsel Kitapları

Prof. Dr. Necati İşçil’in akademik hayatı boyunca yayınladığı üç kitap vardır. “Örnekleme Yöntemleri”, “Temel İstatistik”, “Ticaret Aritmetiği ve Mali Cebir”

Mustafa Y. Ata: Necati İşçil hocanın halen kitaplığımda en önde duran “Temel İstatistik” kitabı vardır. Kavramları muhteşem anlatır, şiirsel bir dili vardır. Fakat vefat ettikten sonra öğrencileri o kitabı okutmadı ve kitap atıl vaziyette kaldı. Bu durum beni çokça üzmüştür. Ayrıca birde Örnekleme kitabı yazmıştı. Bu eserler gerçek telif esere örnek teşkil eden çok değerli kitaplardır gerçekten.

Üstünden yıllar geçmesine rağmen halen eskimediğini düşünüyorum. Örneğin “Ticaret Aritmetiği ve Mali Cebir” kitabında “Aritmetik ve Geometrik dizi” anlatımını hiç unutmam. Tekrar tekrar açıp okumuşumdur.

YÖK kurulur, Prof. Dr. Necati İşçil emekli olur

1981 yılında YÖK’ün kurulmasıyla Prof. Dr. Necati İşçil yaş haddine gelmeden emekli olmuştur.

Alptekin Esin: Akademi dağılıp, YÖK kurulduktan sonra yeni düzene pek alışamadı ve üniversiteden ayrıldı. Bizde o dönemde Gazi Üniversitesi Fen Fakültesine geçtik bölüm olarak. Yeni bir bölüm başkanı atandı. Bir kısım arkadaşım Gazi İİBF Ekonometri bölümünde kaldılar.

Günlük Hayatta Necati İşçil

Mustafa Y. Ata: Okul dışında evinde de zaman zaman ağırlamıştır. Dışarıda arkadaş gibidir. Sofrada ölçüyü kaçırmadan bir, iki duble rakı içerdi. Özenle yaktığı piposunu da hiç unutmam…

Özkan Ünver: Asistanı olduğum yılları mutlulukla anımsıyorum. Çok güzel zamanlar geçirdik. Sosyal yönü çok gelişmiş birisiydi. Onunla her konuda konuşabilirdiniz. Bizlerle uzun uzun konuşur, tecrübelerini aktarırdı. O zamanlar gençtik onu pek fazla anlayamıyorduk ama sonradan o konuşmalar daha da anlamlandı. Hiç kompleksi yoktu. Çalışmak ve ilerlemek tek düşündüğü şeydi. Her zaman “Benden sonra gelenler beni geçmeli” derdi. Aile hayatı da tıpkı iş hayatı gibi düzenliydi. Hanımı ve çocuklarını mutlu etmek, başarılı kılmak için çok emek harcamıştır. Hanımefendi çok kıymetli birisiydi, çocukları da çok değerlidir. Necati İşçil bir semboldür. En zor zamanlarda onun görüşleri ilaç gibi gelir, her soruna bir çözüm önerisi mutlaka getirirdi. Çok iyi hukuk bilgisine sahipti. O sebeple verdiği kararlarda genelde adaletli olurdu.

Anılar

Alptekin Esin: Akademik çalışmaların yanı sıra bize hayatı da öğretti. Bir olay anlatayım size, her zaman hocanın daktilo işlerini ben yapardım. Her hafta makaleyi yazıp hocaya kontrol ettirirdim. Bir gün, bir şekilde yazdığım kâğıt kaybolmuş. Hoca kâğıdı bulamayınca sordu “Bu haftaki yazılar nerede?”. Bende yazıp verdiğimi söyledim. Fakat kâğıtlar bir şekilde kaybolmuştu. “O zaman kopyasını getir” dediğinde şaşırarak kopyası yok demiştim. Hocada bana bu tip makaleleri yazarken araya karbon kâğıdı koyarak bir kopyasını daha almam gerektiğini anlatmıştı. Bunun gibi bize hayatı da öğrettiği çokça örnek vardır. Otoriterdi fakat kesinlikle asistanı olarak bizlere çantasını taşıtmaz, paltosunu bile tutturmazdı. Çok mütevazı bir insandı.

Özkan Ünver: Hayatımın en güzel on, on iki gününü onunla birlikte İngiltere’de geçirdim. Akademik bir toplantı için İngiltere’de bulunmuştuk. İngiltere’ye gittiğimde hep orta gelirli Kıbrıslı Türk bir ailenin evinde kalırdım. Hocayla da aynı evde kaldık. Hiç unutmam hoca oda kirasından daha fazlasını ödemiş, fiyata dâhil olmasına rağmen biz fazlaca tüketiriz diye yanında viski, rakı ve neskafe’de götürmüştü. Bonkör bir insandı. Ev sahipleri de bu jestimize karşılık bize Londra’yı gezdirmişlerdi.

Son Dönemleri

Mustafa Y. Ata: Üzüntüyle anımsadığım son zamanlarında, beyin kanaması geçirerek uzun süre komada kalmıştı. Necati Hoca’nın kızı da o dönemde evlilik arifesindeydi. Hoca, umutların tükendiği bir anda komadan çıktı. Normal hayata döndü. Hatta bir gün onu, o dönemde konteynerda eğitim verdiğimiz istatistik bölümüne getirmiştim. Daha sonra hoca kızını evlendirdi ve vefat etti. Bu olayda geriye dönüp bakınca çok ilginç gelir bana…

Gökyüzüne Mesajlar…

Alptekin Esin: Necati İşçil hocam hayatımda çok önemli bir yere sahip çok saygı değer bir hocamdı. Her zaman saygı ve sevgiyle yâd ederim kendisini. Okul dışında dert dinleyen, bir arkadaş gibiydi. İstatistik bölümünün bugünlere gelmesi, istatistik biliminin Türkiye’de ilerlemesinde önemli pay sahibidir. Onu tanımaktan, onun asistanı olmaktan ömür boyu mutluluk duyacağım…

Özkan Ünver: O dönemde Akademi’de ders veren hocaların birçoğu Türkiye’de üniversite sisteminin gelişmesinde çok büyük katkılar sağlamışlardı. Necati İşçil Hoca’da çok değerli, saygın bir bilim insanıydı. Kendisini her zaman saygı ve sevgiyle anıyorum…

Mustafa Y. Ata: Her yönüyle örnek, deneyimli, adaletli bir bilim insanıydı. Keşke daha genç yaşta asistanı olabilseydim, keşke onu daha erken tanıyabilseydim…

*ölçümöte: parametre

Derleyen: Alican Özer

Reklamlar